150 Yıllık Bir Saçmalık: Harfler Klavyeye Neden Rastgele Dizildi?


 

Hiç düşündün mü? Cebimizde uzaya füze fırlatabilecek güçte akıllı telefonlar taşıyoruz, yapay zekayla sohbet ediyoruz ama bir mesaj yazmak istediğimizde harfler sanırsın rastgele çuvaldan çekilip dizilmiş gibi duruyor. "A, B, C" düzeni varken neden garip bir QWERTY veya F karmaşasıyla boğuşuyoruz?

Hani bir şeyi "Çok mantıklı bir sebebi vardır canım, koskoca mühendisler yapmış" diye düşünürsün ya... Hah, işte bu konu tam olarak öyle değil.

Gelin, çayınızı/kahvenizi aldıysanız teknoloji tarihinin en tatlı saçmalıklarından birine beraber bakalım.

1. İcat Edilen Şey: İnsanları Yavaşlatma Teknolojisi!

1870'lerdeyiz. Christopher Latham Sholes adında bir mucit daktiloyu icat ediyor. Harfleri de gayet mantıklı bir şekilde alfabetik diziyor (A-B-C-D...). Fakat o dönem daktilolar henüz çok hassas, mekanik kollar harflere bastıkça kağıda vuruyor.

İnsanlar seri yazmaya başlayınca ne oluyor dersin? Sık kullanılan harflerin kolları havadayken birbirine dolanıyor ve daktilo "pat" diye kilitleniyor.

Mucidimiz Sholes oturup "Nasıl bir mekanizma yapayım da daktilo kilitlenmesin?" diyeceğine, harika bir çözüm buluyor: "Ben en iyisi insanları yavaşlatayım!"

Evet, yanlış duymadınız. Bugün elini çabuk tutan herkesin kullandığı QWERTY klavye düzeni, insanlar hızlı yazıp daktiloyu bozmasın, birbirine yakın harfler uzaklaşsın ve yazım hızı düşsün diye özel olarak tasarlandı. İnsanlık tarihinin en başarılı "hız engelleme" projesidir kendisi!

2. Daktilolar Çöpe Gitti, Saçmalığı Kaldı

Zaman geçti; daktilolar müze eşyası oldu, dokunmatik ekranlar geldi. Artık ekrandaki harflerin birbirine takılma, kilitlenme veya sıkışma ihtimali fiziksel olarak sıfır.

"E peki niye tekrar mantıklı bir alfabetik sıraya dönmedik?"

Çünkü insanoğlu olarak tembelliğimize inanılmaz sadığız! Yüz milyonlarca insan bir kere o saçma Daktilo Düzeni'ne parmaklarını alıştırdı diye, kimse sıfırdan düzgün bir sistemi öğrenmeye yanaşmadı.

Hatta 1930'larda bir profesör (August Dvorak), insan anatomisine %100 uygun, el yormayan, ışık hızında yazdıran bir klavye yaptı. İnsanlık ne dedi biliyor musun? "Aman şimdi kim yeni düzen öğrenecek..." deyip kestirip attı. İroni dediğin tam olarak böyle bir şey!

Bizim "F Klavye" Hikâyemiz de Çok Özeldir! 🇹🇷

İngilizcede durum böyleyken, bizim Türkiye'deki klavye serüvenimiz de çok tatlıdır.

1950'lerde İhsan Sıtkı Yener adlı vizyoner bir öğretmenimiz çıkıyor ve diyor ki: "Kardeşim, İngilizceye göre yapılmış QWERTY bize uymaz. Bizim Türkçede en çok kullandığımız harfler a, e, k, i, m, t..."

İhsan Hoca oturuyor; Türkçede kullanılan harflerin frekansını, parmakların gücünü ve hareket kabiliyetini bilimsel olarak analiz ediyor. Ve ortaya harika bir mühendislik harikası olan F Klavye çıkıyor!

  • F klavyede en çok kullandığımız sesli harfler sol elde, sessizler sağ elde toplanmıştır.

  • Parmağın en rahat eriştiği orta sıraya en çok kullanılan harfler dizilmiştir.

Nitekim F klavye kullanan Türk daktilo ve bilgisayar millî takımları, daktilo şampiyonalarında onlarca yıl boyunca dünya rekorları kırdı! Ama günümüzde akıllı telefonlar ve küreselleşme yüzünden çoğumuz ne yazık ki yine Q klavyeye alışmış durumdayız.

Özetle...

Bugün sevgiline, arkadaşına ya da patronuna attığın o hızlı mesajların arkasında; 1870 yılında "Eyvah daktilomun çubuğu kilitlenecek!" diye panikleyen bir Amerikalı amcanın korkusu yatıyor.

Teknoloji çağında 150 yıllık bir "yavaşlatma hilesine" kurban gitmiş durumdayız ve buna alıştığımız için halimizden de gayet memnunuz!

Sence bu ironik durum nasıl, sen de klavyede harf ararken o daktilo mühendisini içten içe ananlardan mısın?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"İlk Kez Gördüğümüz Birini Neden Yıllardır Tanıyor Gibi Hissederiz?"

​Arkeologların Masa Başında Unuttuğu Gerçek: Göbeklitepe Aslında Bir Korku Filmi miydi?

"Aydınlığa Giden Yol Neden Kendi Karanlığımızdan Geçer?

"Rüyaları Neden Unuturuz? Zihnimizin Perde Arkasındaki Sır