Bir Duygunun Gerçek Olması Onun Doğru Olduğu Anlamına Gelir mi?

 

Sabah uyanırsınız; hava güneşlidir, kuşlar cıvıldıyordur, kahveniz tazedir. Ama içinizde öyle tuhaf, dipsiz bir sıkıntı vardır ki sanki az sonra kıyamet kopacakmış gibi hissedersiniz. İşte o an zihnimiz devreye girer ve muhteşem senaryolar yazmaya başlar: "Kesin çok kötü bir şey olacak, herkes benden nefret ediyor, bu hayatın bir anlamı yok..."

Durun, sakin olun! Madalya takmalık bir dramanın eşiğindesiniz ama muhtemelen sadece dün gece geç saatte ağır bir yemek yediniz ya da uykunuzu alamadınız.

Peki, bu kadar yoğun hissettiğimiz bir duygu, dış dünyadaki gerçeğin tam karşılığı mıdır? Bir duygunun gerçek olması, onun "doğru" olduğu anlamına gelir mi? Gelin, bu meseleyi biraz masaya yatıralım.

Duygularımız Yalan Söylemez (Ama Çarpıtmaya Bayılırlar)

Öncelikle anlaşalım: Duygularımız yalandır demek büyük bir haksızlık olur. İçinizdeki öfke, korku, hayal kırıklığı veya yetersizlik hissi gerçektir. Kalbiniz küt küt atarken, mideniz düğüm düğüm olurken kimse size "Yok canım, öyle hissetmiyorsun" diyemez. Hissediyorsunuzdur; o acı ya da coşku sonuna kadar otantik ve hissedilendir.

Ancak sorun şurada başlar: Hissettiğimiz şeyin şiddeti, durumun gerçekliğiyle nadiren aynı orantıdadır.

Beynimiz, özellikle stresli, yorgun veya savunmasız olduğumuz anlarda harika birer Hollywood yönetmenine dönüşür. WhatsApp’ta iki mavi tik olup da karşı taraftan anında cevap gelmediğinde, içimizdeki o "terkedilmişlik" duygusu hemen bir başyapıt çeker: "Artık beni önemsemiyor, bittik, mahvolduk!" Oysa karşı taraf muhtemelen çorbasını karıştırıyordur ya da telefonu sessizdedir.

Duygu gerçektir (evet, şu an paniktesiniz), ama varılan sonuç yanlıştır (dünya başınıza yıkılmıyor).

İlişkilerde "Bana Öyle Hissettiriyorsun" Kapanı

Bu konu özellikle ikili ilişkilerde en çok çuvalladığımız alanlardan biridir. Malum, modern ilişkilerde duygularımızı ifade etmek çok moda oldu ki bu harika bir şey. Ama işin ucunu kaçırıp duygularımızı birer mutlak hakikat gibi masaya sürdüğümüzde rüzgar tersine dönüyor.

"Senin bana bunu dediğinde aslında beni hor gördüğünü hissediyorum, demek ki bana değer vermiyorsun!"

Bakın burası tehlikeli bir viraj. Karşı tarafın niyeti belki de tamamen masumdu, sadece kötü bir cümle kurdu veya yanlış anlaşıldı. Sizin hissettiğiniz o kırgınlık gerçektir; fakat karşı tarafın "sizi hor gördüğü" iddiası her zaman doğru olmayabilir. Duygularımızı filtreden geçirmeden doğrudan birer "mahkeme kararı" gibi sunarsak, karşımızdakini haksız yere sanık sandalyesine oturtmuş oluruz.

Kendi İç Sesimize Karşı Nasıl Mesafeli Olabiliriz?

Peki, her hissettiğimiz duyguya inatla kapılıp gitmeyip de ne yapacağız? Kendimizi o dramatik filmin başrolünden alıp biraz izleyici koltuğuna oturtmanın yolu, birkaç küçük soru sormaktan geçiyor:

  • "Şu an hissettiğim bu yoğun duygu, somut bir kanıta mı dayanıyor, yoksa yorgun/stresli zihnimin bir varsayımı mı?"

  • "Bu olaya başka kimse baksaydı aynı şeyi mi görürdü, yoksa ben mi olayı büyüteçle inceliyorum?"

  • "Bu duygu bana şu an ne anlatmaya çalışıyor? (Örn: Korkum bir tehlikeden mi kaynaklanıyor, yoksa eski bir yaramın kabuk bağlamamasından mı?)"

Son Söz Yerine: Hissetmek Güçlüdür, Ama Direksiyonda Akıl Olmalı

Duygularımız hayatın en güzel, en renkli, bazen de en sarsıcı parçalarıdır. Onları yok saymak, bastırmak ya da halının altına süpürmek tabiki çözüm değil. Zaten "Neden ve Nasıl" sorusunu soran bir kafa, duygularını anlamadan huzur bulamaz.

Ancak unutmayalım; duygular iyi birer yol arkadaşıdır ama berbat birer sürücüdür. Onlara kulak verelim, ne dediklerini dinleyelim ama direksiyonu onlara teslim etmeyelim. Ne dersiniz, sizin son zamanlarda "kesin öyledir" dediğiniz ama sonradan "yahu abartmışım" dediğiniz hangi hisleriniz oldu?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"İlk Kez Gördüğümüz Birini Neden Yıllardır Tanıyor Gibi Hissederiz?"

​Arkeologların Masa Başında Unuttuğu Gerçek: Göbeklitepe Aslında Bir Korku Filmi miydi?

"Aydınlığa Giden Yol Neden Kendi Karanlığımızdan Geçer?

"Rüyaları Neden Unuturuz? Zihnimizin Perde Arkasındaki Sır